31 Tem 2016

Kitap Bloglarının Katili Bookstagramlar


Bu bir savaş bildirisi değildir.

Birkaç gündür beynimi meşgul eden '' Bloglara ne oldu? '' sorusuna cevap arıyorum. Bulduğumu düşünerek sizlerle paylaşmak, sizlerin konu hakkında yorumlarınızı almak istedim.  Aslında bir bakıma insanlar olarak ne kadar hızlı tüketiciler olduğumuzunda farkına varacağımızı düşünüyor ve emek verenlere, emeklerinin karşılığını vermek için biraz daha uğraşacağımızı umut ediyorum.

Beş yıldır blog dünyasının içindeyim. İlk yazılarım bir paragraftan oluşuyordu, şimdi sayfalar dolusu yazabiliyorum. O zamanları hatırlamaya çalışıyorum; vampirellanıngüncesi, Renkli Kitap geliyor aklıma kitap blogu olarak. Kimseler yoktu. Heveslenerek bir blog açmış ve yazılarımı yazmaya, okudukça paylaşmaya başlamıştım. Sonrasında isim hakkı sorunları ve şimdi Optik. O zamanlar yayınevleri ile blogların ilişkileri bu kadar kuvvetli değildi. Hatta bu ilişkinin kitap turlarını yapmamız üzerine geliştiğini ve tamamen oturduğunu görüyorum. Sonra o işinde altındaki fikir yok oldu. Kitabı tam anlamı ile eleştirip okuyucuya tanıtmaktan çok; o kitabın satmasını sağlamak oldu. Anlayacağınız zihniyet değişti.

Popüler kültürün etkisi mi desek bilemiyorum; anlayacağınız nasıl adlandıracağım konusunda emin değilim. Biraz açık sözlü olacağım ve blogum hakkında  küçük bir veri paylaşacağım. Geçtiğimiz günlerde blogta çekiliş başlattım. Katılım sayısı kırklardaydı. Yedi tane katılım hakkı olduğunu düşünürsek kaç kişinin katıldığını az çok tahmin edebilirsiniz. Bu yarışmayı Instagram üzerinden yapıp ve zorunlu şartlar olarak; profilinde paylaş, beş arkadaşını etiketle, sayfamızı ve şu x sayfasını takip et... gibi şartlar koysaydım bu rakam kendini birçok kez katlardı. Ama tercih etmedim.  Çok basit şartlarla size sıfır bir kitap hediye edecektim. Ancak katılım olmadı dahası da kazanan arkadaş bana ulaşmadı. Eskiden yaptığım çekilişleri hatırlıyorum, katılımcıların heyecanını attığı tek kelimelik yorumda hissedebiliyordum.

Aslında aradığım sorunun cevabının bookstagramlar olduğunu düşünüyorum. Bookstagram hesaplarındaki günde üç paylaşım benim üç günde yazdığım bir yazıdan kat ve kat daha fazla ilgi alması, hakkım olduğunu düşünerek, beni üzüyor. Hesapları takip etmeyin demiyorum, sadece onların emeklerine saygı duyduğunuz gibi bizim emeklerimize de saygı duymanızı istiyorum. Bookstagram hesabı yöneltenlerin suçu değil. zaten ortada bir suçlama yok. Sadece bir istek yazısı olarak algılanmasını istiyorum. Empati yaparak emeğinizin artık değer görmediğini düşünmenizi istiyorum, belki de beni o zaman daha iyi anlarsınız.

Bookstagramlara çamur atıyormuş gibi bir başlık atmış olabilirim ama aslı öyle değil. Takip ettiğim hesaplar var ve gerçekten işlerinde oldukça başarılılar. Sadece bir blog kuralını uyguladım: '' İlgi Çekici Başlık Kullan. ''

Klavyeye yanlış bastıysam af ola.

20 yorum:

  1. Kalemine sağlık Akın kardeşim. Bende bugün "Blog yazmak öldü mü?" diye bir yazı yazmayı düşünüyordum. Bir çok tanınmış blog bloğunu kapatmış veya yazmaz olmuş. Bende çekiliş başlattım ve aynı sende olduğu gibi katılım olmadı. Bakalım günler bize ne gösterecek. İleride inşallah bloglar olarak ortak bir şey yaparak buna bir dur diyebiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun ve desteğin için teşekkürler Selim. = ) Dileklerimiz umarım gerçekleşir. = )

      Sil
  2. Bunun asıl nedeninin akıllı telefonların hayatımızda edindiği yerin gittikçe genişlemesi olduğunu düşünüyorum ben. Geçenlerde bir yazı okumuştum, dakikada kaç uygulamanın oluşturulup indirilmesiyle alakalı... Blogger'ın da Instagram gibi basit bir uygulaması olsaydı belki de bloglar eski günlerine dönebilirdi, bilmiyorum... Ama şöyle bir şey var ki Instagram, Blogger'dan çok farklı; fotoğraf bazlı ve anında paylaşıp yapma kolaylığı üzerine kurulu. Çoğu zaman görseller yazılardan daha çok dikkat çekiyor, bu yüzden de Instagram'ın albenisi daha baskın oluyor. Instagram gibi çeşitli sosyal medyalarda blog adıyla aktif olursak, buna bir çözüm getirebiliriz belki. Bloga okur çekebiliriz, hatta farklı insanlarla da tanışmış oluruz ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için ve özellikle ekstra bilgiler için teşekkürler. Kesinlikle bir şey yapmak gerekiyor.

      Sil
  3. Elinize sağlık, çok güzel yazmışsınız. Düşüncelerinize katılıyorum, ben de çoğu zaman bu durumdan büyük üzüntü duyuyorum. Bookstagram denilen olayda görsellik ön planda, yorumlar ve düşünceler arka planda ve silik oluyor. Böyle olunca da ben bookstagramlardaki paylaşımlarda kitaplara ait resimler görüyorum sadece, kendi adıma. Kitaplara dair bir görüş edinmek istiyorsam orası kesinlikle bookstagram olmuyor. İstisnalar, çok güzel kitap incelemesi yapan bookstagram hesapları vardır, bilemem ama genel görüntü bundan ibaret ne yazık ki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı şekilde düşünmemiz beni mutlu etti. Yorum için teşekkürler.

      Sil
  4. Kesinlikle katılıyorum,bir kaç aydır hatta bookstagramlar çıktığından beri bende seninle aynı şeyi düşünüyorum.Ben hala blog yazmaktan zevk alıyorum hala.Ve buna bir kere alışan birinin blog yazmayı bırakabileceğini düşünemiyorum açıkçası.Bookstagramlara da gelince,açıkçası ben de denedim.Buradaki gibi kimse kendini doğru düzgün anlatamıyor insan kendini.Bilmiyorum burada beni takip eden insanlar sesimi duysa yetermiş gibi geliyor artık bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog kültürü bambaşka bir şey. Bunun farkına varmak lazım. = ) Yorum için teşekkürler.

      Sil
  5. Olan şu: Bloglardaki kaliteli kitap yorumları, yerini Instagram'daki kaliteli kitap fotoğraflarına bırakıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzücü. Yorum için teşekkürler. = )

      Sil
  6. İnsanlar her şeyde olduğu gibi kolay, ilgi çekici, çabuk tüketilebilir olanı tercih ediyor her zaman ki gibi maalesef. Okumak paydasında buluşulsa bile ironiktir ki uzun yorumları, incelemeleri okumaya üşeniyor. Diğer taraftan da bir kitabı okuyup uzun ya da uzun olmasa bile düşünerek bir yorum yapmak, kitabın süslü bir fotoğrafını çekip altına bir alıntı veya kısa bir övgü yazmaktan daha zor. İkincisini herkes yapabiliyor tabi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle herkes yapamaz. Yorum bıraktığın için teşekkürler.

      Sil
  7. Ben bloga başlarken okuduğum kitapları dönüp hatırlamak kolay olsun diye, bir de eski kitaplarla ilgili bilgi bulamadığım için hiç olmazsa okuduklarımı yazayım, bir arayan bulsun diye başlamıştım. Kendi kendime konuşur gibi yazıyordum, yıllar geçti yine (çok insanın okumasını beklemeden) kendi kendime yazıyorum. Bu arada da blogda kullandığım fotoğrafları Instagram'a atmayı ihmal etmiyorum :)

    Instagram çok daha hızlı tüketilen bir şey, görsellerin Twitter'ı. Ama siz o kadar üzülmeyin, Instagram'a bakıp geçenler Google'da bir kitabın yorumunu aradıklarında yine bloglara geliyorlar. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak o konuda haklısın. = ) Yorum için teşekkürler.

      Sil
  8. Merhabalar.Daha dün okuduğum kitapları tanıtırım diye blog açtım ve az çok amatörce olsa da bir kaç şekil çekmiştim sayfama.Ancak bu yazıyı okuduktan sonra hevesim kırıldı.(devam edeceğimi sanmıyorum.) Malesef günümüzde her şeyin içerisi boşaltıldı artık.İnsan üzülüyor ama yapacak bir şey yok. Gerçek kitaplara en çok sahip çıkması ve bunun bilincinde olması gereken yayınevleri olmalıyken aksine sizin bahsettiğiniz tarz sayfalarla ve youtube kanallarıyla hemen iletişime geçerek içi boş kitapların yayılmasına neden oluyorlar bir de.(Kaliteli kitap yorumu değil kitap fotosu var demişler ama malesef o da yok...)
    Bu arada sizi yeni keşfettim gayet güzel bir blog hazırlamışsınız tebrik ederim :) Her ne olursa olsun bırakmayın lütfen...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Metehan. Lütfen sende açtığın blogun peşinden git. Devam et, yaz çiz. Burada karamsar bir yazı var ancak blog yazmak sana onlarca artı katacak. Sadece beklentilerin biraz daha düşük tutabilirsin. Ama lütfen sende yaz.

      Herhalde çocuğum olana kadar, yaptığım en iyi şey blog açmak diyebilirim. =))

      Sil
  9. kitap bloğuma sizi de beklerim :) elifinkutuphanesi.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  10. Aslında sorun sosyal medyanın etkin kullanılamaması. Bence bu denenirse çok iyi sonuçlar alınacaktır.
    İnstagram konusunda da haklısınız az bile söylüyorsunuz. Bu instagram popülerleri saçmalıktan ibaret. Birkaç fotoğrafı olup, 300-400 takipçisi olanlar var. Onlara bakınca ilk postlarının çekilişler olduğun görebilirsiniz. :)

    www.onkitap.net

    YanıtlaSil
  11. Artık video ve resim yayıncılığı ile okuma tembelliğide gelmiş bulunuyor, gerçekten üzücü bir durum.

    YanıtlaSil
  12. Blog yazmaya yeni başlamış biri olarak bloguma ait bir instagram hesabı da açtım. Bookstagram hesaplarını o zaman keşfettim. Takipçilerimi blog yazılarına yönlendirecek fotoğraflar paylaşıyorum ancak diğer hesapların paylaşımları karşısında şaşkına dönüyorum. O kadar süslü, renkli ve şatafatlı ki. İnsanların sadece bu fotoğrafları beğendiğini düşünüyorum. Eminim altındaki yorumları okuyan sayısı çok çok az. Yorumlar da o kadar kaliteli sayılmaz. Sözlerinize katılıyorum ve takibe aldığım hesapları tekrar gözden geçireceğim. Blogumu açalı 1 ayı geçmesine rağmen yeterli takipçim yokken instagram hesabım kısa sürede rağbet gördü. Eğer takipçilerim profilimi inceleselerdi onları bloguma yönlendirdiğimi anlarlar ve yazılarımın okunma sayısı artardı eminim. Ama maalesef insanlar okumuyor. :( Ben yine de zevkle yazıyorum, çok az kişiye ulaşsa bile blog yazmaya devam edeceğim.

    YanıtlaSil